رسالة الاخ السيد ابو هاشم علاء الجوادي الموسوي

25.12.2011

29.01.1433

السلام عليكم ورحمة الله وبركاته

اللهم صل على محمد وال محمد

 

والحمد لله الذي جعلنا من سلالة خاتم الانبياء من صلب علي المرتضى وفاطمة الزهرا ومن سلالة الشهيد الحسين

ومن عمود موسى بن جعفر بن محمد بن علي بن الحسين بن علي بن ابي طالب بن عبد المطلب بن هاشم

 

ورحم الله جدنا المشترك الامام الزاهد العابد جبريل امين الدين ابو السيد اسحاق صفي الدين جدنا والسيد جبار جدكم

ابن العم العزيز الكريم السيد محمد صائم السيد حسيب الجباري الموسوي، انا ابن عمك الدكتور السفير السيد علاء بن السيد حسين بن السيد موسى الجوادي الموسوي عميد السادة من ال سيد حمزة بن الامام الكاظم عليهم السلام.

 

اطلعت على موقعكم "السادة الجبارية " واعجبني كثيرا جدا وفرحت بجهدكم المبارك لانه يحفظ تراثنا وتراث ابناء عمومتنا الكرام. لذلك بادرت الى مكالمتكم هاتفيا ومراسلتكم للم شمل العشيرة الحمزاوية الموسوية المباركة الطاهرة. اود ان اخبركم انني على وشك انجاز وطباعة كتابي الموسوعي ( رجال المجد والعزة في سلالة الشريف حمزة) بحدود 1600 صفحة وان شاء الله سيكون جاهزا للطبع قريبا وسيكون اكبر وثيقة مفصلة عن فروع عشيرتنا الكبرى. كما وعدتك سارسل لك معلومات عن الاسر التي ترتبط بها الاسرة الجبارية كما ارجو منكم موافاتنا بما عندكم من معلومات حول تفاصيل الجباريين لتجد محلها في كتابنا بين بقية الاسر الشقيقة لها ... ودمتم برعاية الله وسلامي لكل من تلتقيه من ابناء العمومة السادة الشرفاء وانتظر منكم الجواب والمعلومات

 

 

 

 

السيد ابو هاشم علاء الجوادي الموسوي


 

 

Mustafa kemal paşanın Seyit Muhammed Cevat Seyit Necip Efendiye

göndermiş olduğu mektup'un Metni

محتوى الرسالة التي أرسلهــا القائد التركي

مصطفى كمال باشا الى ألسيد محمــد جواد السيد نجيب

 

 

ÖZGÜN BELGE

            

                   1892 -1959            1881 - 1938                  

Mücahid-i muhterem sâdattan Seyyid Muhammed ve akrabalarına

 

Memleketin bir cüz-i layenfeki olan Musul'un ahalisinin kariben halas bulacağına itikat olunarak, öteden beri devam eden mücehedatınızda berkarar olmanızı selamet ve saadet-i atiyeniz namına hamiyet-i malumenize terk eylerim.

 

Türkiye hükümetinin şefkati ve Musul'un hükümetimize aidiyeti hasebiyle ati-i karipten asla kat'ı ümit etmeyerek zulümlere karşı yüksek bir cidal ile münevver bir istikbal temin olunması, din kardeşlerimizin huzur ve saadeti için kıymettardır.

 

Halâs günleri kariptir. Şems-i istihlasın tuluuna saburane müterakkip bulunulmasını hatırlatır, Cenab-ı Vacib'ül-vücut'tan cümleye muvaffakiyetler temenni eylerim.

 

  Ağustos 1341 (1925)

 

(Kaynak: Sadi Borak, Atatürk-Resmi Yayınlara Girmemiş Söylev, Demeç, Yazışma ve Söyleşiler, Kaynak Yayınları, s.376)

 

GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ İLE

 

Sayın mücahid, uğurlu Seyyid Muhammed ve akrabalarına

 

Memleketin ayrılmaz bir parçası olan Musul'un ahalisinin yakında kurtulacağına inanarak ve güvenerek, öteden beri devam eden kutsal savaşınızda kararlı olmanızı, esenlik ve mutlu geleceğiniz adına, bilinen yurtseverliğinize iletirim.

 

Türkiye hükümetinin şefkati ve Musul'un hükümetimize bağlılığı nedeniyle yakın gelecekten asla ümitsizlik etmeyerek, zulümlere karşı yüksek bir savaşma ile aydınlık bir gelecek oluşturulması, din kardeşlerimizin huzur ve mutluluğu için değerlidir.

 

Kurtuluş günleri yakındır. Güneşin doğuşuna sabırla beklenilmesini hatırlatır, Cenab-ı Vacib'ül Vücut'tan (Varlığı Gerekli Olan) herkese başarılar dilerim.

 

 

MEHMET REŞAD ABDULMECİT HANTARAFINDAN- OSMANLI SULTANININ EMRIYLE

PEYGAMBER EFENDİMIZİN SAKALI ŞERİFLERİNİN SEYİT NECİP TEKKESİNE

VERİLMESİNİN FERMANIDIR 22.12.1911

 

m.nalbantoglu@yenicaggazetesi.com.tr

02.10.2009

Atatürk'ün Musul ve Kerkük hassasiyeti
Yirmi yıl kadar oluyor. Ankara’da rahmetli Fethi Tevetoğlu’nu, yanımda MEB Müsteşarının Özel Kalem Müdürü olduğu halde ziyarete gitmiştim. O günlerde İstanbul’da Uluslararası Türkoloji Kongresi’nin toplandığı zamanlarda bulunuyorduk. Kerkük’ten de Ata Terzibaşı İstanbul’dan Ankara’ya gelerek Fethi Ağabeyi ziyaret etmişti. Fethi Ağabey bize Ata Bey’den aldığı Atatürk’ün bir mektubunu ve konu ile ilgili bir yazısını vererek bunların  kongre üyelerine de dağıltılmasını istemişti. Burada unutulmamasını istediği o izahatı ve mektubun metnini olaylara ışık tuttuğu için bir daha veriyorum. Bu vesile ile Fethi Ağabeye rahmetler diliyorum:
“KERKÜK Türkleri’nin günümüzdeki tanınmış mücâhid ve yazarlarından dostum Atâ Terzibaşı, bana Atatürk’ün Musul, Süleymâniye ve Kerkük’le ilgili son derece değerli tarihî bir mektubunu lutfettiler.
1 Ağustos 341 (1925) tarihini taşıyan bu tarihî vesika, sağ üst köşesinde Atatürk’ün resmi ve altında “Cumhuriyet Reisi Mustafa Kemal Paşa Hazretleri” yazılı, sol üst köşesinde de Türk sancağı ve arması basılı bir kağıt üzerinde kaleme alınmış (Mücâhid-i muhterem Sâdâtdan Seyyid Muhammed ve Akrabâlarına) yazılmış bir mektubdur.
Seyyid Muhammed Cebbâri, üç kola ayrılmış bulunan Cebbâri Aşireti’nin Kerkük merkezindeki reisidir. Cebbâri Aşireti’nin bir kolu Suriye’dedir ve Arab’laşmışdır. İkinci bir kolu Cebbâri köylerinde yaşayanlardan ibaretdir ki, bunlar da Türklüklerini kaybetmiş ve Kürt’leşmiş bulunmakla beraber Türk’lüğe karşı sevgi ve bağlılık duyarlar. Cebbâri Aşireti’nin üçüncü kolu ise Kerkük merkezinde otururlar ve bunlar Türklüklerini muhafaza etmişlerdir. İçlerinden ünlü şâirler ve bilginler yetişmiştir. Kerkük bölgesinde ün salmış olan Örfî, Cebbâri Aşireti’nin değerli bir şâiridir.
Milli Mücadele yıllarında aşiretin reisi Seyyid Muhammed Cebbâri idi. O zaman Acemi (Uceymi olacak A.N.) Paşa ile birlikte Musul dâvâsı için çalışan Seyyid Muhammed Cebbâri, Musul’un Türk idaresinde kalmasına büyük çaba harcamışdır. Burada sunduğumuz tarihî vesika, konu ile ilgili olarak Atatürk tarafından Seyyid Muhammed Cebbâri’ye yazılmış bir mektubdur. Aslı Kerkük’de Cebbâri efrâdı nezdinde bulunan bu tarihî vesikanın fotokopileri Kerküklü Türkler’in elinde, Atatürk’ün bir aziz hâtırası ve muhakkak bir gün gerçekleşecek bir milli vasiyeti olarak taşınmakta ve saklanmaktadır.
Bilindiği gibi Atatürk, “Türk milletini teşkil eden Müslüman unsurlar” hakkında 1 Mayıs 1336 (1920) tarihinde Meclis’de yaptığı bir konuşmasında da milli sınırlarımızı çizerken, “Musul, Süleymaniye ve Kerkük” üzerindeki düşüncelerini çok açık olarak şöyle belirtmiştir:
“Hep kabûl ettiğimiz esaslardan birisi ve belki birincisi olan hudûd meselesi tâyin ve tesbît edilirken hudûd-ı millimiz İskenderun’un cenubûndan geçer, şarka doğru uzanarak Musul’u, Süleymaniye’yi, Kerkük’ü ihtivâ eder. İşte hudûd-ı millimiz budur dedik!”
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı bu konuşmadan beş yıl sonra yazılmış olduğu anlaşılan mektubda da Atatürk, Musul, Süleymaniye ve Kerkük’ün Türk vatanının bir parçası olduğu inancını ve yakın bir gelecekde kurtularak Anayurd’a katılacağı ümidini muhafaza etmekde ve tekrarlamakdadır.
Türk Gençliği’ne ve bilhassa Musul, Süleymaniye ve Kerkük’deki Türk kardeşlerimize yol gösteren, Türk milli mefkûresine ışık tutan bu tarihi vesikayı aynen sunmakdan ve böylece Yazıları’na da bir yenisini eklemekden büyük sevinç duyuyoruz.
“Mücâhid-i muhterem Sâdâtdan Seyyid Muhammed ve akrabâlarına,
Memleketin bir cüz’i lâyenfekki olan Musul’un ahâlîsinin kariben halâs bulacağına îtikad ve îtimâd ötedenberi devâm eden mücâhedâtınızda ber-karâr olmanızı selâmet ve saâdet-i âtiyeniz nâmına hamiyyet-i mâlûmenize terk eylerim.
Türkiye Hükümeti’nin şefekatını ve Musul’un hükümetimize âidiyyeti hasebiyle âtî-i karîbden aslâ ümmid etmiyerek zulümlere karşı yüksek bir cidâl ile münevver bir istikbâl te’min olunması din kardeşlerimizin huzûr ve saâdeti içün kıymetdârdır. Halâs günleri karibdir. Şems-i istihlâsın tulûuna (kurtuluş güneşinin doğmasına) sabûrâne müterakkib bulunmasını hatırlatır, Cenâb-ı Vâcib-ül-vücûd’dan cümleye muvaffakıyyetler temenni eylerim. 1 Ağustos 341 (1925)
Mustafa Kemal 

 

 

Türk Dış işleri Bakanı Sayın İsmail Cem'in Sayın Seyit Mehmet Nail Hasip Beye, Türkiye'de Vuku

 bulan Deprem felaketinde yapmış olduğu yardım katkılarından dolayı  sunmuş olduğu Fahri Teşekkür belgesi

17.Ağıstos.1999

شهادة فخرية قدمت للسيد محمــد نائل سيد حسيب من قبل وزير خارجيةتركيا السيد أسماعيل جيم

تكريما للجهود والمساعدات الخيرة التي قدمها في مصيبة الزلزال التي وقعت في شمال غرب تركيا

في17أغسطسس من عام1999